Yemek Borusu (ÖZOFAGUS) Kanseri

Özofagus kanseri nadirdir, ancak Amerika Birleşik Devletleri'nde kansere bağlı ölümlerin en büyük 10 nedeninden biridir. Geçmişte özofagustaki skuamöz hücreli karsinom (sigara kullanımı ve aşırı alkol kullanımı ile ilişkili) en yaygın tipti. Ancak son yıllarda, genellikle uzun süreli asit reflü ve obezite ile ilişkili olan adenokarsinom sıklığında artış görülmektedir. Yutma zorluğu genellikle yemek borusu kanserinin ilk belirtisidir ve endoskopi gibi testler tanıyı doğrulamaya yardımcı olur.

Erken yakalandığında cerrahi, hastalığı iyileştirebilir, ancak sıklıkla hastalık ileri evrelerdedir ve kemoterapi ve radyasyon tedavisi tedavinin temelini oluşturur.

Özofagus kanseri, hem görülme sıklığında hem de ortak risk faktörlerinde, dünya genelinde muazzam şekilde değişkenlik gösterir. Şu anda, ABD'de ve diğer gelişmiş ülkelerde özofagus adenokarsinomu artmaktadır, ancak kesin nedenler açıklığa kavuşturulamamıştır.

Yemek Borusunu Anlamak

Yemek borusu, ağzı mideye bağlayan kaslı bir tüptür. Göğüs kemiğinin ve trakeanın (soluk borusu) arkasında ve torasik (sırt) omurganın önünde uzanır. Yemek borusunun içinden geçtiği; kalp, büyük kan damarları (aort) ve birçok lenf nodu gibi başka yapıları içeren, göğsün ortasındaki alana mediasten denir.

Yemek borusu içinde, yutma sırasında katı ve sıvıların ağzınızdan midenize nasıl geçtiğini kontrol eden birkaç önemli yapı vardır. Üst özofagus sfinkteri, özofagusun üst kısmına yakın bir yerde bulunan yiyeceklerin özofagustan ağza geri akışını önleyen ve aynı zamanda yiyeceklerin soluk borusuna kaçmasının önlenmesine yardımcı olan kaslı bir banttır. Alt özofagus sfinkteri, özofagusun mide ile birleşimine yakın bir doku grubudur. Bu sfinkterin basıncı (tıbbi koşullar veya ilaçlar nedeniyle) yüksek veya düşük olduğunda, yiyeceğin yemek borusundan mideye geçişini etkileyebilir. Mideye ulaşmadan önce, yemek borusu diyaframdan geçer. Diyaframın bu alanı zayıflarsa (hiatal fıtık), mide göğüs boşluğuna yukarı doğru hareket edebilir.

Yemek borusunun uzunluğunun çoğu, skuamöz hücreler olarak bilinen hücreler ile kaplıdır. Bu bölgede bir tümör başlarsa, skuamöz hücreli karsinom olarak bilinir. Yemek borusunun alt ucundaki ve yemek borusunun mideye katıldığı alan sütunlu hücrelerle kaplıdır. Bu bölgede malign bir tümör başlarsa, buna adenokarsinom denir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde skuamöz hücreli karsinomlar bir dönem daha yaygındı ve dünya çapında en sık görülen özofagus kanseri türü olmaya devam ediyor. Şu anda, adenokarsinomlar Amerika Birleşik Devletleri'nde ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde daha yaygındır.

Yemek Borusu Kanseri Belirtileri

Özofagus kanseri belirtileri genellikle, kanser oldukça ileri düzeyde olduğunda belirginleşir. Bu, geçmişe bakıldığında, birçok insanın bir süredir semptomları olduğunu ancak bilinçsizce bu belirtilere uyum sağladığını göstermektedir (Örneğin yutma güçlüğü belirtilerini ,daha yumuşak yiyecekler yiyerek geçiştirmek gibi).

Potansiyel Alarm İşaretleri:

  • Yutma güçlüğü (disfaji): En sık görülen belirti, bu genellikle katı yiyeceklerle başlar ve daha sonra sıvıları içermek üzere ilerler. Ağrı ayrıca, yutmanın yanı sıra yemek borusunda yemeğin yapışması hissi ile de ortaya çıkabilir.
  • Açıklanamayan kilo kaybı (İstemsiz kilo kaybı)
  • Sindirilmemiş gıdanın ağızdan geri gelmesi
  • Mide ekşimesi (yanma veya göğüs kemiğinin arkasındaki basınç)
  • Kan kusması veya siyah renkte dışkılama
  • Kalıcı bir öksürük
  • Omuzlar arasında sırt ağrısı
  • Ses kısıklığı veya ses kaybı

Bu semptomların bazıları asit reflü ile ortaya çıkabildiğinden ve asit reflü özofagus kanseri için bir risk faktörü olduğundan, insanların yalnızca yaşadıkları yeni semptomlardan değil, kronik semptomlarındaki herhangi bir değişiklikten de haberdar olmaları önemlidir.

Yemek Borusu Kanseri Nedenleri ve Risk Faktörleri

Kesin nedenleri bilmiyoruz, ancak genetik temel rol oynuyor gibi görünmekte. Özofagus kanseri için çeşitli risk faktörleri tanımlanmıştır ve bunlar, özofagus kanseri tipine bağlı olarak değişmektedir.

Özofagusun skuamöz hücreli karsinomu, sıklıkla diğer risk faktörleri de olmasına rağmen, sigara ve aşırı alkol alımının bir kombinasyonu ile ilişkilidir. Küresel olarak, özofagus kanseri erkeklerde kadınlardan daha yaygındır, ancak skuamöz hücreli karsinom ABD'de kadınlarda daha yaygındır. Ayrıca siyahlarda beyazlardan daha yaygındır.

Meyve ve sebzelerden zengin, kırmızı ve işlenmiş etlerden fakir diyet koruyucu bir etkiye sahip olabilir.

Özofagusun adenokarsinomu, sıklıkla kronik asit reflü (gastroözofageal reflü hastalığı veya GERD) ve Barrett's özofagusu ve obezite ile ilişkilidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde erkeklerde kadınlardan daha yaygın, beyazlarda siyahlardan daha yaygındır.

Yemek Borusu Kanseri Teşhis ve Tedavisi

Özofagus kanserini teşhis etmek için birkaç farklı test kullanılabilir. Çoğu zaman, yapılan ilk test baryumlu yutma testidir. Ancak özofagus kanserinden şüpheleniliyorsa, tanı koymak için kullanılan ilk test üst sindirim sistemi endoskopidir. Bu işlemde ağızdan yemek borusunun içine bir tüp yerleştirilir. Tüpün ucundaki bir kamera, doktorların yemek borusunun içini doğrudan görmelerini ve gerektiğinde biyopsi yapmalarını sağlar.

Hastalık için en iyi tedavinin seçilmesinde evreleme çok önemlidir. Erken dönemlerde, kanser epitel hücrelerine ve özofagusa sınırlıdır. Kanser ilerledikçe yakındaki lenf, doku ve organlara yayılır.

Evreleme için yaygın olarak kullanılan testler Bilgisayarlı Tomografi, PET ve bazen bronkoskopi, torakoskopi ve diğerleri gibi ek çalışmaları içerir.

Tedavi

Özofagus kanseri için tedavi seçenekleri, kanserin bulunduğu evreye ve diğer bazı faktörlere bağlı olacaktır.

Erken evre tümörler için cerrahi (özofajektomi) iyileşme şansı sunabilir. Bu, yemek borusunun bir kısmının ya da tamamen çıkarılmasını ve midenin üst yemek borusuna tekrar bağlanmasını (veya yemek borusunun büyük bir kısmı çıkarıldığında bağırsağın bir kısmının eklenmesini) içeren büyük bir ameliyattır. Kemoterapi ve radyasyon tedavisi sıklıkla bir tümörü küçültmek için ameliyattan önce (neoadjuvan kemo-radyoterapi) yapılır, ancak ameliyattan sonra, kalan kanser hücrelerinin tedavi edildiğinden emin olmak için de kullanılabilir.

Ameliyata uygun olmayan hastalar için hala seçenekler var. Kemoterapötik ilaç kombinasyonu ile hasta ömrü uzatılabilir. Radyasyon tedavisi sıklıkla ameliyattan önce, ameliyattan sonra veya ameliyat mümkün olmadığında kemoterapi ile birlikte kullanılır. Hedefe yönelik tedaviler, örneğin HER2 için pozitif olan tümörlere sahip kişilerde (meme kanserine benzer şekilde), hastalığın kontrolüne yardımcı olabilir. İmmünoterapi, kanserle savaşmak için vücudun kendi bağışıklık sisteminin kullanılmasını içeren ve bazen gelişmiş kanserleri kontrol edebilen çeşitli tedaviler içerir.

Gelecekte daha iyi tedavilerin mümkün olacağı umudunu sunan klinik çalışmalarda incelenen birçok tedavi vardır. İleri evre kanserleri olanlar için, kanserle birlikte yaşarken yaşam kalitesini iyileştiren tedavilere yeterince önem verilmemektedir ancak palyatif bakım genellikle tedavinin temelidir. Palyatif bakım, bakımevi ile aynı değildir (tedavi edilmesi muhtemel tümörleri olan kişiler için bile kullanılabilir) ve kanserle yaşamanın fiziksel ve duygusal semptomlarını kontrol etmeyi amaçlar. Palyatif bakımın yalnızca yaşam kalitesini iyileştirmekle kalmayıp, aynı zamanda gelişmiş kanserli insanlar için sağkalımı iyileştirebileceğini biliyoruz.

Yemek Borusu Kanseri İle Başa Çıkmak

Özofagus kanseri ile başa çıkmak çok zor olabilir. Fiziksel olarak, yutkunma zorluğu sadece rahatsız edici değildir, aynı zamanda beslenmeye de önemli ölçüde etki edebilir. Duygusal olarak, özofagus kanserinin kötü prognozlu agresif bir tümör olarak tanınması, yaşam sonlanması endişeleri de dahil olmak üzere birçok sorunu ortaya çıkarmaktadır. Sosyal olarak, özofagus kanseri tanısı genellikle aile içindeki rollerde istenmeyen değişikliklere yol açar.

Yemek borusu kanseri teşhisi ile baş etmek için destek sisteminizi oluşturmak önemlidir. Özofagus kanseri hastaları arasında sağlanacak iletişim, benzer bir zorlukla karşı karşıya kalan diğer insanlarla ve onların aileleriyle konuşma imkanı sağladığından büyük yarar sağlayabilir.

Kanser tedavisi sırasında hastanın tedavisinde aktif bir rol alması, yalnızca bilinmeyene olan endişenin bir kısmını azaltmakla kalmaz, bazı durumlarda sonuçta da bir fark yaratabilir.

CLİNİC ANTALYA’nın Son Sözü

Özofagus kanseri, sıklıkla hastalık ilerleyen aşamalara gelene kadar geçiştirilir, ancak birçok kişi tanı konmadan çok önce semptomları olduğunu kabul eder. Belirti ve semptomlar hakkında bir farkındalığa sahip olmak ve risk faktörlerine sahip olup olmadığınızı bilmek, hastalığı olabildiğince erken teşhis etmekte yardımcı olabilir. Bununla birlikte, hastalık erken yakalanmasa ve ameliyat mümkün olmasa bile, semptomları azaltabilen ve çoğu zaman ömrü uzatan tedavilerin mevcut olduğunu bilmek önemlidir. En önemli nokta sözünü ettiğimiz belirti ve bulgulara sahip olduğunuzda, bunları geçiştirmemek ve doktorunuza başvurmaktır.

Adres

map-icon

Kuşkavağı Mahallesi 542. Sokak Yakamoz Plaza No:1/4 Konyaaltı Antalya

facebookinstagram

Telefonlar

telefon

Obezite: +90 552 360 82 00
Radyoloji: +90 552 360 81 00
Diyet: +90 554 780 93 85
Klinik: +90 242 344 50 50